Kongre Daveti

Her ne kadar işçi kavramı 18.yy’daki sanayi devrimi ile birlikte tanımlansa da işçi ve iş sağlığı ile ilgili çalışmalar insanlık tarihi kadar eski bir döneme denk gelmektedir. Yaşam ve sağlık hakkının gelişiminin bir parçası olarak iş ilişkilerinde ve işyerlerinde hayata geçirilen iş sağlığı ve iş güvenliği kavramı sosyal devlet ilkesinin en temel bileşenlerinden birini temsil etmektedir. 
Dünya Sağlık Örgütü ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) İş Sağlığı ve Güvenliğini (İSG), “Tüm mesleklerde çalışanların bedensel, ruhsal, sosyal iyilik durumlarını en üst düzeye ulaştırmak, bu düzeyde sürdürmek, çalışanların çalışma koşulları yüzünden sağlıklarının bozulmasını önlemek, çalışma sırasında sağlığa aykırı etmenlerden oluşan tehlikelerden korumak, fizyolojik ve psikolojik durumlarına en uygun mesleksel ortamlara yerleştirmek ve bu durumları sürdürmek, özet olarak işin insana ve her insanın kendi işine uyumunu sağlamak” olarak tanımlamıştır. İş sağlığı ve güvenliği kavramı, İşçi sağlığı ve iş güvenliği kavramından farklı olarak, “tehlikelerin önlenmesinin yanında risklerin öngörülmesi, değerlendirilmesi ve bu riskleri tamamen ortadan kaldırabilmek ya da zararlarını en aza indirebilmek için yapılacak çalışmaları da içermektedir”. Evrensel anlamda iş sağlığı ve güvenliği; henüz bir tehlike oluşmamış, kurumda bir arıza oluşmamışken bile işletmede oluşabilecek tehlikelerin ve risklerin öngörülerek bunların kabul edilebilir olup olmadığına karar verme çalışmalarını da beraberinde getirmektedir. 
 
Bu açıdan; iş sağlığı ve güvenliği düzenlemeleri, yaşam ve sağlık hakkının yaşama geçirilmesinde önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. İş sağlığı ve iş güvenliği önlemleriyle hedeflenen, en temelde bireysel ve toplumsal huzur ve mutluluğun sağlanmasıdır. Bu amaç doğrultusunda; iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, iş kazası ve meslek hastalıklarını daha kaynağında önleyici tedbirler alarak engellemeyi ve böylece çalışanların bedensel ve ruhsal varlıklarına zarar verebilecek tüm risklere karşı önlemler alınmasını hedeflemektedir.  Dünya Sağlık Örgütüne göre çalışanların sağlığı, işyerinde enfeksiyon, kanser, kaza, kas-iskelet sistemi hastalıkları, solunum yolu hastalıkları, işitme kaybı, dolaşım hastalıkları, stresle ilişkili bozukluklar ve bulaşıcı hastalıklara yol açan risk faktörleri gibi çeşitli belirleyicilere sahiptir. Sağlık çalışanları ise hem çalışma ortamları hem de hizmet sunumu yaptığı kişiler açısından kimyasal ve fiziksel ajanlar, strese ve travmanın yanı sıra en fazla enfeksiyon riski ile karşı karşıyadır. 
Sağlık çalışanları, herhangi bir salgın müdahalesinin ön saflarında yer alır ve bu nedenle, salgın patojeni ile enfeksiyon riski altına sokan tehlikelere maruz kalır. 2020 Mart ayından beri dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgınından bu güne kadar 7 milyon kişi etkilenmiş 500.000 ‘e yakın ölüm görülmüştür. Bu vakaların ve ölümlerin büyük çoğunluğu sağlık çalışanlarıdır. Dünya ülkelerindeki tüm insanlar günler, aylarca süren karantinalarla evlerine hapis olup, işlerine gitmeyerek kendilerini korurken, sağlık çalışanları ön saflarda herkesin sağlığı için kendi sağlıklarını korkusuzca tehlikeye atmıştır. Uzun sure Covid-19 maruziyeti, uzun çalışma saatleri, psikolojik sıkıntı, yorgunluk, mesleki tükenmişlik, damgalama ve fiziksel ve psikolojik şiddet yaşamışlardır. 
 
Bu nedenle II. Uluslararası Sağlık Kuruluşları İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresinin ana teması “Pandemilerde Sağlık Çalışanlarının Sağlığı ve Güvenliği” olacaktır.
 
Kongre süresince gerçekleştirilecek sunum, çalıştay, sözlü ve poster bildiriler ile 100 yılda bir yaşanan Corona salgınını bizzat yaşayan ve elinden geleni yapıp başarıları ile tarih yazan siz sağlık çalışanlarının bu dönemde yaşadıklarını, deneyimlerini, alınan dersleri, kazanımlarınızı, zorluklarınızı, korkularınızı,  problemleri ve sonuçlarını bizlerle paylaşarak bundan sonra karşılaşacağımız pandemilere hazırlıklı olmamızı sağlamanızı talep ediyoruz. Aynı zamanda Kongre sağlık kuruluşlarında iş sağlığı ve güvenliğini sağlayıcı yöntem ve yeniliklerin tartışılacağı bir platform oluşturmaya çalışacaktır. 
 
Kongre başkanları olarak, büyük bir coşku ve ilgiyle, her birinizle tanışmayı ve bu kongre süresince sizinle çalışmayı umuyoruz. Sizleri aramızda görmekten onur duyarız.

 

Prof. Dr. Seval AKGÜN, MD, PhDs Kongre Başkanı TÜRKİYE
Prof. Dr. Rashid Bin Khalfan AL ABRI, MD, FRCS, MBA, 
Kongre Eş-Başkanı
UMMAN SULTANLIĞI